Hukuk, Siyaset ve Gazeteciliğin Daralan Alanı
Gazetecilik ve hukuk arasındaki hassas denge
Hukuk ve Siyaset Kıskacında Gazetecilik
Hukukun Koruyucu Rolünü Yitirmesi
Gazetecilik, hukukla çatışarak değil; hukukla korunarak yapılmalıdır. Ancak uygulamada gazetecilik faaliyeti, hukuki belirsizlikler nedeniyle savunma pozisyonuna itilmiştir.
KVKK ve Kamuoyunu Yanıltıcı Bilgi Tartışmaları
Kişisel verilerin korunması ve #kamuoyunu yanıltıcı bilgi düzenlemeleri, kamu yararı dengesi gözetilmediğinde gazeteciliğin önünde ciddi engellere dönüşebilmektedir. Gazetecilik mesleğinin yıllar öncesinden kazanılmış hakları son dönemde gerçekleştirilen düzenlemeler ile yok hükmüne getirilmiştir. Toplumu bilgilendirmekle görevli gazeteci, sırf işini yaptığı için potansiyel suçlu konumuna getirilmiştir.
Eleştirinin Suç Gibi Algılanması
Eleştirel gazetecilik, demokratik toplumların temelidir. Ancak sorgulamanın tehdit olarak algılandığı bir ortamda gazetecilik alanı giderek daralmaktadır. Öyle ki seçilebilmek için halka bin türlü vaatte bulunan siyasiler halkın vekili olarak yetki alabilme uğruna dolap çevirmeyi politika olarak halkı kandırırken, bu entrikaya mercek tutan gazeteci bir anda yarattığı siyasi baskı ile gazeteciyi sanık konumuna getirebilmektedir.
Hukukun Vicdanı
Gazetecilik korku ile yapılamaz. Hukukun görevi gazeteciyi susturmak değil, ona güven vermektir. Haber kaynağının mahremiyeti sözüm ona anayasal güvence altında olan gazeteciler bugün mahkeme salonlarında haber kaynaklarını açıklamaya zorlanmakta, matufluk olgusu terk edilirek gazeteci tabir-i caiz ise kılıçtan geçirilmektedir. Oysa ki; hukukun kendi içinde geçmişte yaşadığı sorunları kamuoyu gündemine taşıyan da gazetecilerdi.
