Eşref Rüya Dizisi ve Suçun Sempatikleştirilmesi

Eşref Rüya Dizisi ve Suçun Sempatikleştirilmesi: Gençler Rol Model mi Buluyor, Suça mı Özeniyor?

Türkiye’de yüksek izlenme oranlarına ulaşan Eşref Rüya dizisi, suç ve suç örgütlerini romantize eden anlatımıyla tartışma yaratıyor. Uzmanlar ve toplumun geniş kesimleri, bu tür yapımların özellikle gençler üzerinde rol model etkisi yarattığına dikkat çekerken; ailelerin, RTÜK’ün ve devletin bu konuda yeterli denetim ve sorumluluk gösterip göstermediği sorgulanıyor.

Televizyon Dizileri Gençler İçin Rol Model Haline mi Geldi?

Televizyon dizileri, özellikle gençler ve çocuklar üzerinde güçlü bir etki alanına sahip. Karakterlerin kullandığı dil, yaşam tarzı, güç ilişkileri ve “kazanma” biçimleri, fark edilmeden rol modele dönüşüyor. Eşref Rüya dizisi de tam bu noktada tartışmaların odağına yerleşmiş durumda. Dizide suç, şiddet ve örgütlü yapıların karizmatik karakterler üzerinden sunulması, “yanlışın doğruya dönüşmesi” riskini beraberinde getiriyor.

Eşref Rüya Dizisinde Suç Neden Sempatik Gösteriliyor?

Eşref Rüya dizisinde suç örgütleri yalnızca bir tehdit unsuru olarak değil, aynı zamanda güç, saygınlık ve statü kaynağı olarak resmediliyor. Suç işleyen karakterlerin dramatik geçmişleri, güçlü duruşları ve “haklı gerekçeleri” ön plana çıkarılarak izleyiciyle duygusal bağ kuruluyor. Bu anlatım dili, özellikle kimlik arayışındaki gençler için suçun normalleşmesine ve hatta özendirici bir hale gelmesine neden olabiliyor.

“Sonra Gençler Suça Karıştı Diye Neden Şaşırıyoruz?”

Toplum olarak sıkça “gençler suça bulaşıyor”, “örgütlere özeniyorlar” diye yakınıyoruz. Ancak aynı toplum, prime-time kuşağında suç örgütlerini kahramanlaştıran dizileri milyonlara izletiyor. Bu noktada asıl soru şu:
Gençleri suçtan korumak isterken, onlara izlettiklerimizle tam tersini mi yapıyoruz?

Suçla Mücadele Sadece Polisiye Önlemlerle Olur mu?

Suçla mücadele yalnızca kolluk kuvvetlerinin sahadaki çabasıyla sınırlı değil. Algı yönetimi, medya dili ve kültürel üretim bu mücadelenin en kritik ayaklarından biri. Suçun cezalandırıldığı değil, “anlamlandırıldığı” bir medya düzeni, uzun vadede toplumsal güvenliği zedeliyor. Dizilerde verilen mesajlar, gençlerin değer dünyasını doğrudan etkiliyor.

Aileler Bu Tabloya Ne Kadar Duyarlı?

Uzmanlar, ailelerin çocuklarının ne izlediğini yalnızca içerik düzeyinde değil, mesaj düzeyinde de takip etmesi gerektiğini vurguluyor. Şiddet içermeyen ama suçu meşrulaştıran yapımlar, en az açık şiddet kadar tehlikeli. Ailelerin “izliyor ama bir şey olmaz” yaklaşımı, çocukların karakter gelişiminde geri dönülmez etkiler yaratabiliyor.

Ekrandaki Kahramanlar Gerçek Hayatta Kimi Etkiliyor?

Gençler için rol modeller artık öğretmenler ya da toplumsal liderler değil; dizilerdeki “güçlü” karakterler. Bu karakterlerin suçla ilişkisinin sorgulanmadan yüceltilmesi, gençlerin kendi hayatlarında benzer yolları meşru görmesine neden olabiliyor. Bu durum, sadece bireysel değil, toplumsal bir risk oluşturuyor.

RTÜK ve Devlet Denetimi Gerçekten Samimi mi?

RTÜK’ün televizyon yayınlarına yönelik denetimleri uzun süredir tartışma konusu. Küfür, alkol ya da sigara sahneleri nedeniyle yaptırımlar uygulanırken; suç örgütlerinin ve şiddetin estetik bir dille sunulmasına çoğu zaman göz yumulduğu eleştirileri yapılıyor. Bu çelişki, devletin suçla mücadeledeki samimiyetini sorgulatıyor.

Suçun Romantize Edildiği Yapımlar Neden Yayında Kalıyor?

Toplumun huzurunu tehdit eden suç örgütleri, dizilerde birer “anti-kahraman” olarak sunulurken, bu yapımların yayında kalması ciddi bir denetim boşluğuna işaret ediyor. Eğer gerçekten suçla mücadele ediliyorsa, bu mücadelenin yalnızca sokakta değil, ekranda da verilmesi gerekiyor.

Kamu Adına Sormak Gazeteciliğin Görevi

Gazetecilik, yalnızca olup biteni aktarmak değil; kamu adına soru sormak, sorgulamak ve denetlemektir. Bugün sorulması gereken soru şudur:
Gençleri suçtan koruduğumuzu söylerken, onları suçun estetize edildiği yapımlarla baş başa bırakmak ne kadar samimi?

Yasal Düzenleme Şart mı?

Uzmanlara göre, suç ve suç örgütlerini özendirici şekilde sunan yapımlara yönelik daha net ve bağlayıcı yasal düzenlemeler kaçınılmaz. Aksi halde toplum olarak önce bu içeriklere izin verip, ardından ortaya çıkan sonuçlara şaşırmak çelişkili bir tutum olmaya devam edecek.

Eşref Rüya dizisi üzerinden yürüyen tartışma, aslında çok daha büyük bir sorunu işaret ediyor: Medyada suçun nasıl anlatıldığı. Gençlerimizi, çocuklarımızı suçtan korumak istiyorsak; sadece nasihat etmek değil, onlara sunulan rol modelleri de sorgulamak zorundayız. Aileler, devlet ve denetim kurumları bu sorumluluğu paylaşmadığı sürece, “gençler neden suça sürükleniyor?” sorusu cevapsız kalmaya devam edecek.

Paylaş:

Bir yanıt yazın

©2021 Ezberbozan Medya Resmi Web Sitesidir - Levent Mercan'a teşekkürler