CUMHURBAŞKANI AMCA

Oldu mu ya… Avrupa’nın dahi kıskandığı “Dünya Liderimiz”, Ulvi ve Mükemmel Kişilik Sayın Recep Tayyip Erdoğan beyefendi Trabzon’da ağlayan bir çocuğu büyük bir şefkat ile yanına alıp ona mikrofonu uzatıyor,..

CUMHURBAŞKANI AMCA

Oldu mu ya…

Avrupa’nın dahi kıskandığı “Dünya Liderimiz”, Ulvi ve Mükemmel Kişilik Sayın Recep Tayyip Erdoğan beyefendi Trabzon’da ağlayan bir çocuğu büyük bir şefkat ile yanına alıp ona mikrofonu uzatıyor, çocuk da içinden geldiği gibi konuşuyor sonrasında da muhalefet ver yansın ediyor…

trabzon

Ne diyordu rahmetli Nejat Uygur “Çocuk, Çooo-cuk…”

Çocuk bu yahu, ne diyeceği belli mi olur ? Bir bakarsın kurdeleyi erken keser kafasına mikrofonu yer, bir bakarsın “Cumhurbaşkanı amcama oy vereceksiniz” der herkesin takdirini toplar. Tamamen, spontane gelişmiş bir olay, kurgu falan değil.

Ne diye hitap ediyor, Trabzon uşağı Cumhurbaşkanımıza “Cumhurbaşkanı Amca, Cumhurbaşkanı Amca…”

Halen daha Yunus Emre’nin felsefesini algılayamamış olanlar, orada yaşanan o güzel sahneyi göremeyip, Trabzon uşağının, çocukça söylemlerini gündeme getirip hakaret olduğunu iddia ediyorlar.

Çocuk o çocuk… Nejat Uygur gibi diyelim; “Çoooo-cuk, Çooo-cuk”

Ayıp ayıp !!!

Ne yapsaydı sayın Cumhurbaşkanımız, elindeki mikrofonla kafasına mı vursaydı “sen ne biçim konuşuyorsun” diye.

Olur mu hiç öyle şey…

Kurdeleyi karıştırmayın ! Adamın canını da sıkmayın !

*** ***

Bu ahval ve şerait duhulünde dün tüm sosyal medyayı alt üst eden görüntüler bir anda aklıma Barış Manço’nun “Adam Olacak Çocuk” programını getirdi.

mançoNe programdı ama 7’den 77’ye herkesi ekrana kilitlerdi Pazar Günleri.

Manço, çocukların o ilginç tavır ve cümleleri karşısında kimi zaman ne diyeceğini bilmez. O da çocuklaşarak, onlara cevap verirdi. Bizde ekranlarımızın başında kırılırdık.

Ve Barış abi,  ayrı ayrı her çocuğun  sahne performans değerlendirmesini, arkasında duran diğer çocuklarla yaptırırdı “10 Puan, 10 Puan, 10 Puan, 10 Puan”

Sayın Cuhmurbaşkanımız, dün Trabzon’da spontane olarak yaşanan sahne performansındaki değerlendirmeyi  ise,  Barış Manço’nun ardında duran o küçük saf beyinlerin tertemiz kalplerine eş değer konumdaki heyetine, tebessüm, kahkaha ve alkışlar ile yaptırmış oldu “10 Puan, 10 Puan, 10 Puan, 10 Puan”

Rahmetli Barış abi nereden geldiyse aklıma.

Ne mutlu bize ki; çocuğa karşı hoşgörü dolu sevgisini kamu önünde dahi çekinmeden sergileyen bir Cumhurbaşkanımız var aynı Barış Manço abi gibi…

Şimdilik hoşçakalın ve ezberden uzak doğrularla birlikte ezberleri bozarcasına Levent Mercanın Ezberbozanında kalın.

 

Sadece layık olanlara selamlarımla.

Ziya Burhan Sönmez / 21.Koğuş

21.KOĞUŞ EZBERBOZAN

Paylaş

YORUMLAR (5)

Sen de yorum yaparak katılım gösterebilirsin

  1. Şükrü diyorki:

    Barış abi diploması olan üniversite mezunu bir abimiz di o yüzden 10 puan 10 puan 10 puan

  2. Mahir diyorki:

    “İnsanlar bilgisiz doğar aptal değil, sadece eğitilerek aptal olurlar.” Bertrand Russell
    Tabi ki koca koca yetişkin insanların üç kuruşluk menfaat uğruna memleketi talan edenlere göz yumduğu kardeşin kardeşi harcadığı yönetici geçinenlerin astlarını ezdiği üstlerine kuyruk salladığı her türlü yaltaklanmanın olduğu bir ortamda çocuğa kızmanın bir anlamı yok. Atatürk’ün saçının teli bile olamazsınız dedimiz adamların g*t*nün kılı olmayı yeğleyen anamı avradımı reyizin üstünde görsem oynaklık karımdadır diyen yetişkin kitle ve onların yavrularından vatan sevgisi beklemek ahmaklık olmaz mı…

  3. Ali diyorki:

    Çocuklara kıymayın efendiler
    Bulutlar adam öldürmesin.
    Ötekisi olmadan ınsanca bir yaşam hepimize.
    Makale güzel anlatmışsın.
    Teşekürler.

  4. Cem Avcı diyorki:

    Valla diyecek bir şwy bulamıyorum ve şaşırmıyorum artık.
    Kafaya vurmadı hiç değilse bizde spontane diye yutturulan bu durumu yemedik ama gargara yaptık.
    Eskiden devlet adamlığı diye bir kavram vardı.
    Biz devlet Baba derdik.
    Şu an yaşadığımıza bile şükreder durumu düştü isek Japonya gibi olmamaktandır.
    Kendini yetiştirememiş insanoğlununun oy kullanma hakkı olmadığı ve ancak oy kullanmak için hiç değilse belli bir tahsilin gerektirdiği aklıma geldi.
    Malesef bizim hala akşımız sakız çiğnersek orucumuz kaçar mı?
    Denize girersek orucumuz kaçarmı hocamdan farklı bir yere gitmeyen embesil bir toplumla yüzyüzeyiz.

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL