KÜFÜR ve HAKARET ETME ÖZGÜRLÜĞÜ GETİRİLMELİ

  KÜFÜR ve HAKARET ETME ÖZGÜRLÜĞÜ GETİRİLMELİ   Evet yazı başlığını yanlış okumadınız “Küfür ve Hakaret Etme Özgürlüğü Getirilmeli” ve Türk Ceza Kanunu vs diğer hukuki müeyyidelerde “Küfredenlere ve Hakaret..

KÜFÜR ve HAKARET  ETME ÖZGÜRLÜĞÜ GETİRİLMELİ

21.KOGUS-EZBERBOZAN-1

 

KÜFÜR ve HAKARET ETME ÖZGÜRLÜĞÜ GETİRİLMELİ

 

Evet yazı başlığını yanlış okumadınız “Küfür ve Hakaret Etme Özgürlüğü Getirilmeli” ve Türk Ceza Kanunu vs diğer hukuki müeyyidelerde “Küfredenlere ve Hakaret Edenlere” cezai hüküm uygulanmamalı

Peki neden ?

Nedeni gayet açık çünkü Türk Ceza Kanununda bu düzeltilme yapılmazsa “Anayasamıza göre yemin ederek” göreve başlayan bir çok değerli büyüğümüzün dokunulmazlıkları kalktıktan sonra şu an kullanmış oldukları kelimeler nedeniyle, siyaset hayatlarının hitamında, dokunulmazlıkları kalktığında yargılanmaları gerekecek.

Özgür Özel’in soyadına laf söyleyecek kadar siyaset tarihinde hoş olmayan sayfaları açanlar. Kadınlara, kızlara “sürtük” diyecek kadar siyaset sahnesinin edebini bozanlar .“Şerefsiz, haysiyetsiz, zürriyetsiz, cibiliyeti bozuk” kelimelerini büyük bir özgüven ile adeta marifetmiş gibi söyleyip, söyletenlerin hepsinin şu andaki TCK’na göre yargılanıp ceza almaları gerekecek.

İşte bu nedenle ülkemize ve vatandaşlarımıza hizmeti kendilerine yaşam tarzı edinen değerli büyüklerimizin siyasi hayatları bitip de dokunulmazlıkları ortadan kalktıktan sonra yargılanmamaları için TCK’da küfür ve hakaret etme karşılığındaki cezai müeyyidelerin ortadan kalkması için “Küfür ve Hakaretin Serbest Bırakılması Gerekmekte”

cocukveergenlerdegorulenrahatsizlikler

*****

İşin en hayret verici yönü ise bunca hakeret içeren sözleri birbirlerine ve halka karşı dile getiren değerli siyasi büyüklerimizin, halkın onca ısrarlı isteğine rağmen herhangi bir televizyon kanalında bir araya gelerek halkın soru ve sorunlarını tartışma cesaretini ortaya koyamıyor olmaları. Peki neden ?

*****

Evvelinde ve ahirinde ise yine değerli hükümet büyüklerimizin, işçiye, memura, asgari ücretliye ve özellikle emekliye %40’ın üzerinde verilen zammı büyük bir marifetmiş gibi dillendirmeleri ancak yükselen enflasyonu halendaha dizginleyemeyerek piyasadaki astronomik zamları görmezden gelmeleri. Bununla beraber de, bu ülke insanının, her mevsimin kendisine has problemini en zor şartlar altında göğüslemek zorunda kalıyor olması ve bu sorunların hiçbirisine yetkililerin kalıcı çözüm üretememeleri de bir diğer önemli sorun.

Ve günümüz için en acı olanı ise Cumhuriyet tarihinde bugüne kadar yaşanmamış olan, doktor eylemlerinin, önüne geçilememesi akıllara şu soruyu da getiriyor olabilir; “ doktorlar gibi devlet memuru olan kolluk güçlerinin de yarın öbür gün belirli alanlarda doktorların yaptıklarına benzer eylem yapmayacaklarının garantisi var mı?”

Evet değerli okurlar oturun şimdi Kemal Kılıçtaroğlu’nun, Fatma Gülham Abushanab isimli çevirmene “hanım kız” demesinin edepsizlik olup olmadığını düşüne durun.

Şimdi hepinize soruyorum ancak lütfen içinizden düşünün; sizce,  Fatma Gülham Abushanab isimli kişiye ne diye hitap edilmesi gerekiyordu?

Layık olanlara selamlarımla,

 

Ziya Burhan Sönmez

Yirmibirinci Koğuş / 17.Temmuz.2022

 

Paylaş

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

Sen de yorum yaparak katılım gösterebilirsin

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL